Sanal para ile risk almadan gerçek piyasa koşullarında hemen işlem yapmaya başlamak için

Forex Piyasa Analizi

Forex analizleri, forex piyasaları hakkında QNB Finansinvest uzmanları tarafından hazırlanan ve piyasalara yön veren kapsamlı makro analizlerdir.

Yazar
1 Şubat 2017 Çarşamba
İREM DIŞPINAR •
Euro Bölgesi'nde enflasyon son 4 yılın en yükseğinde

Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon büyük ölçüde enerji fiyatlarında yaşanan toparlanmanın etkisiyle Ocak’ta %1,1’den %1,8 seviyesine yükselirken, bölgede fiyatlar genel düzeyinde yaşanan artış Euro’nun değer kazanmasında da etkili oluyor.

Petrol fiyatları Kasım 2016 ortasından bu yana yaklaşık olarak %24 oranında artarken, küresel çapta enflasyon oranları büyük ölçüde enerji kaleminden kaynaklı olmak üzere yükseliyor ve enflasyon beklentileri de yukarı geliyor. Ancak bu eğilim gelişmekte olan ülkelerde gelişmişlere görece daha belirgin gerçekleşiyor.

Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon on aydır yukarı yönlü bir eğilim sergiliyor; bölgede manşet enflasyon özellikle de uzun bir aradan sonra Aralık ayında eksiden artıya geçen ve Ocak’ta %8,1 olan yıllık enerji enflasyonunun etkisiyle son dört yılın en yüksek seviyelerine yöneldi. Buna ek olarak toplam talepte yaşanan toparlanma da enflasyonun yükselmesinde (sanayi malları enflasyonu yükseldi) etkili oldu. Böylece Euro Bölgesi yıllık enflasyonu %1,8 ile ECB’nin %2 olan hedefine neredeyse ulaşmış oldu.

Aşağıdaki grafikte bölgede son dönemde 5 yıl vadeli 5 yıllık enflasyona endeksli swap faiz oranı ile EUR/USD’nin beraber yukarı geldiği görülüyor.

Ancak paritenin yükselmesinde Trump’ın seçim kampanyası döneminde yoğun olarak vaatte bulunduğu genişlemeci maliye politikasına, son dönemde yaptığı açıklamalarda piyasa beklentilerini karşılayacak kadar ağırlık vermemesi de etkili oldu.

Sonuç olarak; küresel büyümede yaşanan toparlanma ve enflasyon oranlarında yaşanan artış negatif faiz döneminin geride kaldığına işaret ediyor. Küresel enflasyondaki yükseliş faizlerde yukarı yönlü baskıya neden olabilir. Tahvil alım programının süresini 2017 yılı sonuna kadar uzatan ECB, Euro Bölgesi’nde enflasyon oranının hedefine yaklaşmasıyla birlikte önümüzdeki dönem açıklamalarında daha temkinli ve şahinvari bir duruş sergileyebilir. Bu durum ise gelişmekte olan ülke piyasalarında kar satışlarını getirebilir.

euro bölgesi manşet enflasyon

euro bölgesi enerji enflasyonu

euro bölgesi enflasyon alt kalemleri

euro bölgesi swap

İkon-ok
Yazar
26 Ocak 2017 Perşembe
İREM DIŞPINAR •
Fitch’in Türkiye’nin kredi notuna yönelik kararı kritik

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin yatırım yapılabilir bölgesinin ilk kademesinde olan kredi notuna (BBB-) ve negatif olan not görünümüne dair gözden geçirmesini yarın açıklayacak. Yarın sabah erken saatlerde bir bildirim gelmediği sürece, hisse senedi piyasasının kapanışından sonraki saatlerde kararın gelmesi beklenebilir. Yatırım yapılabilir seviyenin iki kademe altında kredi notumuzu değerleyen diğer bir kuruluş olan S&P ile Fitch’i karşılaştırdığımızda, diğer kuruluşlar gibi Fitch’in de ağırlıklı olarak benzer yönde adım atması bekleniyor. Darbe girişimi sonrasında ekonomik büyümede görülen yavaşlama, artan jeopolitik riskler ve siyasi endişeler nedeniyle Fitch’in yarın Türkiye’nin kredi notunu indirme ihtimali yüksek görünüyor. TCMB’nin Salı günkü toplantısında TL’yi daha fazla savunmak adına politika faiz oranında artırım gerçekleştirmemesi ve diğer faiz oranlarını piyasa beklentilerinin altında artırması Fitch’in not indirme olasılığını yükseltmiş durumda. Hatırlanacağı üzere kuruluş, geçen hafta siyasi risklerin ve ekonomik performansın bankaların varlık kalitesini zayıflatabileceğini belirtmişti.

 

Sonuç olarak; Fitch’ten olası not indiriminin geçtiğimiz dönemlerde TL ve TL varlıklar üzerinde büyük ölçüde fiyatlandığını düşünüyoruz. Ancak Fitch’in bu yöndeki olası kararı hisse senedi piyasalarında  ilk etapta satış baskısına neden olabilir. Diğer yandan daha önceden büyük ölçüde fiyatlandığını düşünmemiz nedeniyle, olası bu yönde kararın olumsuz etkisinin geçici olacağını tahmin ediyoruz. Ancak TL’ye baktığımızda, TCMB’nin faiz kararı sonrasında zayıflama eğilimi ile gelişmekte olan ülke para birimlerine görece olumsuz performans gösteriyor. USD/TL kurunda sırasıyla 3,80 ve 3,85 direnç seviyelerinin yukarı yönde kırılması ile beraber teknik olarak yön yukarı gözüküyor. Özellikle de 3,85 seviyesinin de üzerinde kalıcı olması halinde kurda 3,94 tarihi zirve seviyesi bir sonraki direnç olarak takip edilebilir.

türkiyenin kredi notları


İkon-ok
Yazar
25 Ocak 2017 Çarşamba
İREM DIŞPINAR •
BIST 100 Endeksi ortalamalarından uzaklaşıyor

6 Ocak’tan bu yana yukarı yönlü trendde hareket eden BIST 100 Endeksi bu süre zarfında %9 oranında yükselirken, buna bağlı olarak kısa vadeli teknik göstergeler aşırı alım bölgesine ulaşmış durumda.

Bu tarihten itibaren MSCI Gelişmekte Olan Ülke (GOÜ) Endeksi ile karşılaştırdığımızda dolar bazında BIST 100 Endeksi, %3 yükselişle görece yatay bir performans sergilemiştir. Dolayısıyla da endeksin son iki haftalık yükselişinde benzer ülkelere göre pozitif ayrışması söz konusu değildir.

Ancak TCMB’nin TL likiditesini sıkılaştırıcı yönde adımlarının sonucunda zaman zaman TL’de yaşanan toparlanma BIST’in GOÜborsalarındaki alımlara paralel hareketler sergilemesini sağlamıştır.

Endeks GOÜ borsalarına paralel hareketle 15 Temmuz öncesi seviyelerinin üzerine yönelse de, yaşanan bu yükseliş soluksuz ve düzeltme yapmadan gerçekleşti.

Aşağıdaki grafikte BIST 100 Endeksi’nde 50, 100 ve 200 günlük hareketli ortalamalara göre ağırlık vererek oluşturduğumuz endeks yer almaktadır. Endeksin kısa sürede ortalamasını geçerek, +1 standart sapmasının da üzerine yönelmesi, BIST 100 Endeksi’nin kısa vadede ortalamalarından oldukça uzaklaştığını gösteriyor.

Sonuç olarak; BIST 100 Endeksi’nde kısa vadede 15 Temmuz’da görülen seviye olan 82.750 desteği öne çıkıyor. Fich’in Cuma günü Türkiye’nin kredi notunu indirme olasılığının yüksek oluşu, düzeltme gerçekleştirmeden ralli hareketi gösteren endekste kâr satışlarına neden olabilir. Dolayısıyla da endekste kısa vadede 82.750’nin altında aşağı yönlü hareketlerin devamını görebiliriz. Bu nedenle 82.750 desteği mevcut trade pozisyonları için stop loss seviyesi olarak takip edilebilir.  

yatırım danışmanlığı bist 100 composite endeksi
İkon-ok
Yazar
24 Ocak 2017 Salı
İREM DIŞPINAR •
TCMB’nin faiz kararı yurtiçi piyasalar için kritik

Geçen yıl dolar karşısında %21 oranında değer kaybeden TL, bu yıla da zayıf bir başlangıç yaptı. 2016’da TL’de değer kaybına neden olan iç odaklı risklerin haricinde, 2017’de belirgin yeni bir gelişme/haber akışı olmamasına rağmen USD/TL kuru bu yılın başında 3,94 olan tarihi zirve seviyesine yönelimle %12 oranında yükseliş göstermiş oldu. TCMB geçtiğimiz haftalarda TL’deki zayıflığa karşı fiyat ve finansal istikrarı korumak adına TL likiditesini sıkılaştırma yönünde birtakım adımlar attı. Bu doğrultuda, 12 Ocak’tan itibaren haftalık repo ihalelerini kaldırırken, bankaları fonlamayı kısmen geç likidite penceresinden (GLP) sağlamaya yönlendirdi. Dolayısıyla da bankalar daha önceden %8’den fon sağlamak yerine, %10 olan geç likidite penceresinden borçlanma gerçekleştiriyor. Buna paralel TCMB ortalama fonlama maliyeti bu adımlarla Mart 2016’dan bu yana ilk defa %9,00 seviyesinin üzerine yükseliş gösterdi. Böylece TCMB, TL’nin bankalar nezdinde daha pahalı, daha maliyetli hale gelmesini sağlamış oldu.

TCMB’nin geçtiğimiz haftalarda uygulamaya koyduğu sıkılaştırıcı yöndeki kararları TL’ye olumlu yansısa da, zaman zaman bu etkinin sınırlı kaldığını ve döviz kurlarının yeniden yukarı yönlü ataklar gerçekleştirdiğini gördük. Ancak ABD Başkanı Trump’ın yemin töreninde seçim kampanyasında ağırlık verdiği genişlemeci maliye politikasına yönelik fazla detay vermemesi doların küresel çapta güç kaybetmesine neden olurken, gelişmekte olan ülke para birimleri değer kazandı. TL de benzer bir şekilde toparlanma eğilimi gösterdi ve USD/TL kuru 3,80 desteğini aşağı yönde kırdı. Dolayısıyla da kurda son birkaç gündür yaşanan bu geri çekilme hareketi daha çok doların küresel çapta zayıflamasından kaynaklanıyor.

Kurlarda aşırı oynaklığın/TL’de zayıflığın diğer ekonomik bileşenlere zarar vermesine ve kur geçişkenliğinin enflasyonda yukarı yönlü baskı yaratmasına karşı TCMB’nin bugün faiz artırımı gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği oldukça kritik. TCMB’nin bugün beklentilerin aksine faiz artırımı gerçekleştirmemesi halinde TL’de değer kaybı eğilimi yeniden başlayabilir. TCMB ise TL’de zayıflığa karşı geç likidite penceresi yoluyla TL’yi sıkılaştırmaya devam edebilir. Ancak TCMB’den faiz artırım beklentilerinin karşılanmaması sonrasında bu pencereyi kullanmaya devam etmek, yeniden döviz kurlarında yukarı yönlü baskıya neden olabilir. TL’deki zayıflık ise ekonomik dinamiklere ve tüketici algısına zarar verebilir. Diğer yandan TCMB’nin faiz artırımı gerçekleştirmesi ise TL’de değer kazancına neden olacağından, hisse senedi ve tahvil-bono piyasalarımızda alımlar görebiliriz. Verim eğrisinin uzun tarafındaki tahvillerin kısa ucundaki tahvil-bonolara görece olumlu performans göstereceğini tahmin ediyorum.


tcmb faiz koridoru
İkon-ok
Yazar
19 Ocak 2017 Perşembe
İREM DIŞPINAR •
TCMB Fonlama Yapısı

TCMB’nin haftalık repo ihalesi  açmaması ve bankalararası para piyasasında borçlanma  limitlerini sınırlandırması ile bankalar %10 faiz oranı ile geç likidite penceresinden fon sağlarken, ortalama fonlama maliyeti Mart 2016’dan bu yana ilk defa %9,06 seviyesine yükseliş gösterdi. Böylece ortalama fonlama maliyeti %8,5 olan gecelik borç verme faiz oranının üzerine yöneldi.

TCMB bir haftadır haftalık repo ihalesi ile 31 milyar TL’yi ihale geri dönüşü gerçekleştirmezken, bu miktarı diğer fonlama yöntemlerinden daha yüksek maliyetle sağladı.

TL’nin dünkü fonlama miktarlarına bakacak olursak; bankalar TCMB’den kotasyon yöntemiyle 9,7 milyar TL, BIST’te repo piyasasından aynı yöntemle 34 milyar TL, geç likidite penceresinden 26,3 milyar TL’lik fon sağladı.

Dun-itibariyle-TL-fonlama







TCMB-Fonlama

tcmb-agirlikli-fonlama


TCMB’nin likiditeyi sıkılaştırıcı yönde adımları ile beraber BIST bankalararası gecelik repo faiz oranı 50 baz puan ile %9 civarına yükseldi.

Öte yandan, uygulamaların yoğunlaştığı geçtiğimiz haftadan beri verim eğrisinin kısa ucunda bono faizleri yükselirken, TL’nin toparlanmasının etkisiyle uzun vadeli tahvil faizleri düşüş gösterdi.

Böylece verim eğrisi daha yatay bir hal aldı; gösterge tahvil faizi ile 10 yıllık tahvil faizi arasında fark kalmadı.


BIST-Bankalararasi-Gecelik-Agirlikli-Repo

Turkiyeyi-Verim-Egrisi


Sonuç olarak; TCMB’nin attığı sıkılaştırıcı yöndeki adımları ilk etapta TL’ye olumlu yansısa da, bu etkinin sınırlı kaldığını ve döviz kurlarının yeniden yukarı yönlü ataklar gösterdiğini görüyoruz. Bu da TCMB’nin faiz artırımı gerçekleştirmediği sürece, diğer yöntemlerle gerçekleştirdiği likiditeyi daraltıcı yöndeki adımlarının etkisinin TL’ye değer kazandırma adına limitli kalacağına işaret ediyor.

İkon-ok
Yazar
13 Ocak 2017 Cuma
İREM DIŞPINAR •
TL, TCMB’nin fonlamayı sıkılaştırması ile toparlandı

İçeride anayasa değişiklik paketine bağlı olarak siyasi endişelerin, terör saldırıları nedeniyle jeopolitik risklerin yanında enflasyonun yükseliş göstermesi, AB ile bozulan ilişkiler, TL’deki değer kaybına rağmen TCMB’nin büyümeyi gözetme politikası izlemesi, Fitch’in bu ayın sonunda Türkiye’nin kredi notuna dair yapacağı değerlendirmesine yönelik tedirginlik gibi faktörler TL’nin sert bir şekilde değer kaybetmesine neden oldu. Buna paralel TL bu yılın başından beri dolar karşısında yaklaşık olarak %8,5 oranında değer kaybederken, gelişmekte olan ülke para birimlerine %7 oranında görece olumsuz performans gösterdi.

Başkan seçilmesinin ardından ilk kez basın karşısında konuşma gerçekleştiren Trump’ın seçim kampanyası sırasında bulunduğu ekonomik vaatlerine yönelik olarak sınırlı açıklamalarda bulundu. Hatırlanacağı üzere, Trump başkan seçilmesinden önce alt yapı harcamalarının artırılması ve vergi oranlarının düşürülmesi ile genişleyici maliye politikası izleyeceklerine yönelik mesajlar vermişti. Buna paralel yükselen ABD faizleri ile birlikte dolar güç kazanmıştı. Ancak Çarşamba günkü toplantıda ekonomi politikalarından bahsedeceğine yönelik pozisyon alan piyasa oyuncuları, Trump’ın bu konunun ayrıntılarına girmemesi ile pozisyonlarını azalttı. Buna paralel dolar küresel çapta güç kaybına uğrarken, gelişmekte olan ülke para birimleri değer kazandı. TL’de benzer bir hareket sergiledi ve USD/TL 3,94 olan tarihi zirve seviyelerinden gevşeme gösterdi.

Doların gevşeme göstermesinin yanında, TCMB’nin bugün %8 olan politika faiz oranı ile bankalara para vermeyi keserek, tamamen %8,5 olan gecelik borç verme oranında fonlama sağlayacak olması, ortalama fonlama faizinin yükselttiği anlamına geliyor. TL’de yapılan sıkılaştırma kurlarda geri çekilme adına önemli buluyoruz. Kararın ardından USD/TL kuru düzeltme hareketi ile 3,80 desteğini aşağı yönde zorlamakta.  Kısa vadede bu direnç seviyesinin altında kalıcı olması halinde kur 3,75 desteği öne çıkıyor. 3,80 seviyesinin üzerinde 3,85 direnç olarak takip edilebilir.

İkon-ok
Back to Top