QNB Finansinvest Finans Odak

Hilmi Yavaş 7 Mayıs Cuma
TCMB PPK Kararı Değerlendirmemiz

TCMB PPK beklendiği gibi %19 olan politika faizini değiştirmedi. Öte yandan, karar metninde de kayda değer bir değişiklik gözlemlemiyoruz.

Daha önceki karar metninden çok farklı olmamak üzere "Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut duruş sürdürülecektir." cümlesinin önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Bu ifadeden çok yakın zamanda bir faiz indirimi gelme ihtimalinin düşük olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Önünüzdeki döneme baktığımızda ise şu aşamada enflasyonun Mayıs ayında yıllık %18 civarında zirve yapmasını, ancak yılın ikinci yarısında kademeli gerilemesini bekliyoruz. TCMB’nın enflasyon projeksiyonu grafiğine baktığımızda, TCMB’nın yıllık enflasyonun Nisan itibariyle %17 civarında zirve noktasını görmesini ve sonrasında kademeli olarak düşüş trendine girmesini beklediği anlaşılıyor. Gene TCMB’nin “Enflasyon Raporu’nda sunduğu grafikten anladığımız, TCMB enflasyonun Haziran-Eylül döneminde büyük oranda %16 civarında dalgalanmasını ve asıl büyük düşüşün ise son çeyrekte gerçekleşmesi bekliyor. Bu açıdan, TCMB’nin projeksiyonu kendi beklentimize yakın buluyoruz.

 

Öte yandan, yılın son çeyreğinde enflasyonda düşüş beklentimiz TCMB’nin projeksiyonlarına kıyasla daha sınırlı. Bu noktada, TCMB’nin gerçekleşen yıllık enflasyonun Nisan’da yaklaşık %17 zirve yapmasını ve sonrasında kademeli olarak gerilemesini beklediğini düşündüğümüzde, Banka’nın faiz hadlerinde bir indirim için bir süre daha beklemeyi tercih edeceğini değerlendirebiliriz. Bu açıdan olası bir faiz indirimi için Eylül ayı aday olabilir. Öte yandan, bu beklentimiz daha erken bir faiz indiriminin gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Her hâlükârda kayda değer bir miktarda bir faiz indiriminden bahsedecek olursak, bunun yılın son çeyreğinde gerçekleşmesi çok daha olası görünüyor. Son olarak, başta FED olmak üzere büyük Merkez Bankaları’nın alacağı kararlar ya da vereceği mesajlar Türkiye’de para politikasının seyrini büyük oranda etkileyebilir.


 

Grafik 1 – Yıllık TÜFE & TCMB Ort. Fonlama Faizi


İkon-ok
Hilmi Yavaş 29 Nisan Perşembe
“Enflasyon Raporuna” Dair Değerlendirmemiz
TCMB bugün yılın ikinci “Enflasyon Raporunu” yayınladı. Bu rapor dâhilinde yılın ilk “Enflasyon Raporunda” % 9,4 ve %7,0 olan 2021 ve 2022 sonu enflasyon tahminlerini sırasıyla  %12,2 ve %7,5'e revize edildi. Karşılaştırmak gerekirse, piyasa beklentisi 2021 sonu için %14-15 arasında seyrediyor.

Keza, biz de kurum beklentimizi, yukarı yönlü risklere de dikkat çekerek %14,0 olarak belirlemiştik. TL’deki son değer kaybı ile beraber, küresel emtia (gıda), işlenmiş ara malı ve navlun fiyatlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Ayrıca, asgari ücrete yapılan %21 zam, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve düşük kapasite kullanımından dolayı hizmet enflasyonu 2021’de yukarı yönlü sürpriz yapabilir. 2022/2023 yılına ilişkin enflasyon beklentilerimiz de düşük çift haneli enflasyonun korunacağı yönünde.

TCMB’nın enflasyon projeksiyonu grafiğine baktığımızda, TCMB’nın yıllık enflasyonun Nisan itibariyle %17 civarında zirve noktasını görmesini ve sonrasında kademeli olarak düşüş trendine girmesini beklediği anlaşılıyor. Gene grafikten anladığımız, TCMB enflasyonun Haziran-Eylül döneminde büyük oranda %16 civarında dalgalanmasını ve asıl büyük düşüşün ise son çeyrekte gerçekleşmesi bekliyor. Bu açıdan, TCMB’nin projeksiyonu kendi beklentimize yakın buluyoruz. Öte yandan, yılın son çeyreğinde enflasyonda düşüş beklentimiz TCMB’nin projeksiyonlarına kıyasla daha sınırlı.

TCMB’nin enflasyon projeksiyonuna konu olan çıktı açığı tahminine baktığımızda ise 1Ç21 için +%2,3 olan oranın 3Ç21 itibariyle %0,0’a, 4Ç21 itibariyle ise -%2,0’e gerilemesi bekleniyor. Diğer bir değişle, TCMB yılın ikinci yarısında iç talepte kayda değer bir ivme kaybı bekliyor. Anladığımız kadarıyla, TCMB’nin bu beklentisi kredi büyüme ivmesinde kalıcı bir yavaşlama projeksiyonuna dayanıyor. Bunun da TCMB’nin “sıkı para politikasının” devam edeceği iletişimi ile uyumlu olduğu değerlendirilebilir. Öte yandan, haftalık veriler, kredi eğilimin son haftalarda çok da hız kesmediğine işaret ediyor.

Önümüzdeki hafta Pazartesi (3 Mayıs) açıklanacak Nisan ayı enflasyon verisinin piyasa beklentisi olan %1,7’nin bir miktar altında  %1,5 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Beklentimize paralel bir gerçekleşme durumunda yıllık enflasyon %16,2’den %17,0’e yükselmiş olacak. Öte yandan son kur hareketi üzerinden, şu aşamada enflasyonun Mayıs ayında yıllık %18 civarında zirve yapmasını, ancak yılın ikinci yarısında kademeli gerilemesini bekliyoruz.

Bugün TCMB Sayın Şahap Kavcıoğlu’nun yenilenen enflasyon projeksiyonu üzerine yaptığı para politikası hakkında açıklamalarının da önemli olduğunu değerleniyoruz. Bu ifadeler sırasıyla:

  • Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik yukarı yönlü riskler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir.
  • Bu doğrultuda politika duruşu, enflasyon gelişmeleri ve enflasyon beklentileri dikkate alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edilecektir.
  • Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli hedefimize ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, gerçekleşen ve beklenen enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir.

Bu noktada, TCMB’nin gerçekleşen yıllık enflasyonun Nisan’da yaklaşık %17 zirve yapmasını ve sonrasında kademeli olarak gerilemesini beklediğini düşündüğümüzde, Banka’nın faiz hadlerinde bir indirim için bir süre daha beklemeyi tercih edeceğini değerlendirebiliriz. Bu açıdan olası bir faiz indirimi için Eylül ayı aday olabilir. Öte yandan, bu beklentimiz daha erken bir faiz indiriminin gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Her hâlükârda kayda değer bir miktarda bir faiz indiriminden bahsedecek olursak, bunun yılın son çeyreğinde gerçekleşmesi çok daha olası görünüyor.


İkon-ok
İrem Dışpınar 29 Nisan Perşembe
Küresel piyasalarda risk alma iştahı devam ediyor

Pandemi tedbirleri nedeniyle küresel çapta ekonomik aktivite olumsuz etkilenirken, hem mali hem de para politikası tarafında ekonomilere destek ihtiyacı devam ediyor. Buna paralel majör merkez bankaları genel olarak toparlanma sağlanana kadar ekonomileri desteklemeye devam edeceklerine yönelik duruşunu koruyor. ABD’de son aylarda enflasyon beklentileri artarken, Fed dün akşamki toplantısında varlık alımlarının azaltılmasının gerekliğine ve/veya zamanına yönelik söylemde bulunmadı.  Fed tahvil alımlarını azaltmayı konuşmanın henüz zamanı olmadığını ve hedeflerde kayda değer ilerleme sağlanana kadar varlık alımlarının mevcut hızda devam edeceğine yönelik mesaj verdi. Dolayısıyla da küresel çapta düşük faizli para politikası ve ekonomileri destekleme yanlısı tutum piyasalarda risk alma iştahını canlı tutuyor. Küresel borsalarda yükselen trendde; özellikle de ABD borsalarında zirve seviyelerde olumlu seyir korunuyor.



Yurtiçi piyasalara bakıldığında ise; geçtiğimiz hafta satış baskısı altında kalan BIST 100 Endeksi, bu hafta tepki alımları ile toparlanma çabası gösterdi ve kayıplarını geri aldı. Yükselen trendde hareket eden endekste kısa vadeli teknik görünüm güçlenmiş durumda. 1400 seviyesinin üzeri yükseliş hareketinin devamı adına izlenebilir. 1380 destek ilk etapta olup, 1350 desteğinin üzerinde olumlu görünüm korunuyor olacak. Küresel borsalarda ise Fed’in varlık alımlarını azaltma yönünde bir mesaj vermemesi ve bu tarafta oluşan endişeleri azaltıcı yönde duruş sergilemesi risk iştahının seyri açısından olumlu. Fed’den varlık alımlarının azaltılmasına yönelik güçlü sinyal gelmediği sürece küresel piyasalar destek bulmaya devam edebilir.



İkon-ok
Hilmi Yavaş 28 Nisan Çarşamba
Enflasyon Raporuna Dair Beklentimiz

Yakın dönemde para politikasını açısından önemli veri akışına baktığımızda, dikkatimizi yarın TCMB Başkanı Sayın Şahap Kavcıoğlu tarafından sunulacak olan yılın ikinci “Enflasyon Raporu” ve  3 Mayıs 2021 günü yani önümüzdeki hafta Pazartesi günü yayınlanacak olan Nisan ayı enflasyon verisi çekiyor.


Bir önceki yılın ilk Enflasyon Raporu’nda TCMB enflasyonun 2021 yılı sonunda yüzde 9,4 olarak gerçekleşeceği, 2022 yıl sonunda yüzde 7’ye ve 2023 yıl sonunda ise orta vadeli hedef olan yüzde 5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağını tahmin etmekteydi. Öte yandan, Mart ayından itibaren döviz kuru hareketleri ve emtia fiyatlarındaki artış ile beraber iç talebin beklenin epey üzerinde seyretmesi ile beraber bu beklenti silsilesi artık gerçekçi görünmüyor.


Dolayısıyla, 29 Nisan’da yayınlanacak Enflasyon Raporunda, TCMB’nin enflasyon projeksiyonunu 2021 sonu için %12,5, 2022 sonu için %8,5, 2023 sonu için ise %6,5 olarak güncellemesini beklemekteyiz. 2024 yılına ilişkin beklenti ise %5,0 olarak açıklanabilir. Ayrıca, özellikle 2021 sonuna ilişkin revizyonun ise büyük oranda TL cinsi ithalat fiyatları beklentisindeki ve çıktı açığı tahminlerindeki büyük oranlı değişiklikten kaynaklanmasını bekliyoruz.


Yılın ilk “Enflasyon Raporunda” TCMB, 4Ç20 itibariyle ekonominin %2,8 gibi büyük bir çıktı fazlası (ekonominin potansiyelinden hızlı büyümesi) verdiğini hesaplamıştı. Çıktı fazlasının Haziran 2021 itibariyle ortadan kalkması ve 4Ç21 itibariyle yeniden %2.0 gibi bir çıktı açığına dönmesi öngörüyordu. Diğer bir değişle, 2021 süresince çıktı açığında %5.0’lik gibi bir düşüşün yaşanmasını hesaba katıyordu. Yarın yayınlanacak “Raporda” ise çıktı açığı tahminin Haziran 2021 için +%2,0, Aralık 2021 için ise %0,0 olarak revize edilmesini bekleriz.


Kurum beklentilerine geldiğimizde ise Nisan ayında enflasyonun piyasa beklentisi olan %1,7’nin bir miktar altında  %1,5 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Böyle bir gerçekleşme durumunda yıllık enflasyon %16,2’den %17,0’e yükselmiş olacak. Öte yandan son kur hareketi üzerinden, şu aşamada enflasyonun Mayıs ayında yıllık %18 civarında zirve yapmasını, ancak yılın ikinci yarısında kademeli gerilemesini bekliyoruz.


Her ne kadar yıl sonu enflasyon beklentimiz %14 olsa da riskler yukarı yönlü kalmaya devam ediyor. TL’deki son değer kaybı ile beraber, küresel emtia (gıda), işlenmiş ara malı ve navlun fiyatlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Ayrıca, asgari ücrete yapılan %21 zam, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve düşük kapasite kullanımından dolayı hizmet enflasyonu 2021’de yukarı yönlü sürpriz yapabilir. 2022/2023 yılına ilişkin enflasyon beklentilerimiz de düşük tek haneli enflasyonun korunacağı yönünde.

 



İkon-ok
İrem Dışpınar 22 Nisan Perşembe
ECB'nin varlık alım programına dair mesajları izlenecek…

Avrupa Merkez Bankası (ECB) bugün saat 14:45’te faiz kararını açıklayacak. ECB’nin faiz oranlarında bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Kararın sonrasında (15:30) Başkan Lagarde’ın basın toplantısında tahvil alım programının miktarına ve vadesine yönelik açıklamalarının yanı sıra ekonomi-para politikasına yansımalarına dair vereceği mesajlar takip edilecek…

Avrupa’da kısıtlama önlemleri ekonomilerde yavaşlamaya neden olurken, bölgede iktisadi faaliyetlere yönelik riskler sürüyor. Hatırlanacağı üzere ECB  ekonomiye destek sağlamak adına Aralık ayı toplantısında 1,35 trilyon euro büyüklüğündeki pandemi tahvil alım programını 1,85 trilyon euroya genişletmiş ve  süresini 9 ay ile Mart 2022'ye uzatmıştı. ECB Başkanı Lagarde son haftalarda yaptığı açıklamalarda; salgın tedbirlerinin kısa vadede ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilemeye devam edeceğini ancak büyümeye yönelik risklerin daha dengeli olduğunu ve belirtti. Diğer yandan ECB, Euro Bölgesi ekonomisinin parasal ve mali teşviklerden destek bulduğunu, ekonomide tam toparlanma sağlanana kadar bu teşviklere son verilemeyeceğinin mesajını veriyor. Bugünkü toplantıda karar değişikliği beklenmese de, ECB’nin Pandemi Acil Varlık Alım Programı'nın Mart 2022'den önce sonlandırılabileceğine  dair açıklaması yapması ve/veya tahvil alım programının hızı konusunda değişikliğe işaret etmesi yönünde beklentiler mevcut. 

Sonuç olarak;  Avrupa’da salgın ve salgına yönelik tedbirler devam ederken, bölgede ekonomiye hem mali hem de para politikası tarafında destek ihtiyacı sürecektir. Dolayısıyla da ECB’nin bu yöndeki söylemini koruyacağını düşünüyoruz. ECB’nin bugünkü toplantısında varlık alım programına dair vereceği mesajlar önemli olacak.




İkon-ok
İrem Dışpınar 15 Nisan Perşembe
Yabancı Payı Azalan Ve Hisse Performansı Geride Kalan Şirketler...

Aşağıdaki tabloda Merkez Bankası başkanı görev değişikliği sonrasında  yabancı takas oranında  en çok hangi hisselerde düşüş yaşandığı ve bu hisselerde ne kadarlık geri çekilme gerçekleştiği ile ilgili çalışmamız bulunmaktadır.

 

TCMB’de başkan görev değişikliği ile beraber 19 Mart sonrası devam eden haftalarda  yurtiçi piyasalarda volatilite yüksek bir seyir izliyor.

 

Listemizde bulunan hisse grubunun içinde 19 Mart’tan bu yana; GARAN’ın yabancı takası oranı %16,7 oranında düşerken, hisse bu dönemde %19,4 oranında satış baskısı altında kalmıştır. Buna paralel son durumda hissenin yabancı takası oranı %41,6 seviyesine gerilemiştir.

 

Listenin devamında ise; MAVI’nin yabancı takası oranı%9,3 (Fiyat değişimi: -%25), EKGYO’nun %8,2 (Fiyat değişimi: -%11), AKBNK’nin %6,7 (Fiyat değişimi: -%14,4), TRGYO’nun %6,4 (Fiyat değişimi: -%7,7), TUPRS’ın %5,1 (Fiyat değişimi: -%11,5), PGSUS’un %4,9 (Fiyat değişimi: -%15,2) oranında  düşüş göstermiştir. Aynı dönemde ise BIST 100 Endeksi %8 oranı civarında satış baskısı altında kalmıştır.

 

Teknik olarak: BIST 100 Endeksi’nin 1400 destek seviyesinin üzerinde kalması kısa vadeli olumlu görünüm açısından önemli.



İkon-ok
Hilmi Yavaş 15 Nisan Perşembe
TCMB PPK Kararı Beklentimiz

TCMB PPK faiz kararı bugün saat 14:00’de yayınlanacak. 18 Mart’ta gerçekleşen bir önceki toplantıda, TCMB PPK politika faizini beklentiler 100 baz puan iken, 200 baz puan arttırarak %17’den %19’a yükseltmişti. Bugün gerçekleşecek PPK toplantısı ise TCMB başkanı Şahap Kavcıoğlu döneminin ilki olacak. Toplantıda şu an %19 olan politika faizinin değişmesini beklemiyoruz. Genel olarak piyasa beklentisi de bu yönde oluşmuş durumda. Öte yandan, bugün yayınlanacak PPK karar metni en faiz kararı kadar yakından izlenecektir.

Bir  önceki faiz karar metnine “Merkez Bankası “finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte yavaşlayan kredi büyümesi son dönemde bir miktar yükseliş eğilimi sergilemiştir” değerlendirmesi eklenmişti. Yarınki metinde bu ifadenin aynen  korunmasını bekliyoruz.

Başka bir ifade olan “son dönemde kredi büyümesindeki yükseliş eğilimi ile ithal maliyetlerdeki artış, talep ve maliyet unsurlarında öngörülen kademeli iyileşmeyi geciktirmektedir” ifadesinin de benzer şekilde korunmasını bekliyoruz. Bu ifadenin korunması beklentimizin arkasında ise TCMB’nin enflasyon projeksiyonlarına temel oluşturan pozitif çıktı açığındaki azalma beklentisine ters şekilde iktisadi faaliyetlerin beklenenden daha güçlü olmasının etkili olmaya devam ettiğini değerlendirmemiz yer alıyor.

Önceki karar metinlerinde de yer alan  “gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaşma yapılacaktır.” ve “sıkı para politikası duruşu kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülecektir” ifadelerini yarınki karar metninde de yer alıp almaması ise önemli bir faktör olacaktır. Bu ifadelerin korunması durumunda yakın dönemde faiz indirimi gerçekleşme beklentileri bir süre rafa kalkabilir. Bu ifadelerin korunmaması durumunda ise yakın dönemde faiz indirimi geleceği beklentileri desteklenebilir.

 “Kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki denge, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürülecektir.” İfadesinin ise korunacağını düşünüyoruz. Bu ifade, TCMB’nın, enflasyon beklentilerini olumlu yönde etkileyecek nitelikte ve nicelikte “reel faiz” sağlayacağı taahhüttü anlamına geliyor.

Önümüzdeki günlerde, Nisan ayı sonunda yayınlanacak olan yılın 2. Enflasyon Raporu olacak. Bu raporda TCMB’nin yılın 2. yarısına dair enflasyon patika beklentisini 200-300 baz yukarı yönlü revize etmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bir önceki raporda 2021 sonunda enflasyonun %9,4’e kadar gerileyeceği projeksiyonu yapılıyordu. Daha sonra ise 3 Mayıs’ta Nisan ayı enflasyon verileri yakından izlenecektir.

Mevsimsellikten arındırılmış çekirdek enflasyon trendin Şubat’ta olduğu gibi bir miktar gerilediğini, ancak yıllıklandırılmış %20’ler seviyesinde seyrettiğini hesaplıyoruz. Öte yandan, önümüzdeki aylarda Mart ve Nisan ayında yaşanan kur hareketi ve mevsimsel etkilerden dolayı çekirdek enflasyon trendin de yeniden artış görebiliriz. Hizmet enflasyonu trendinin ise yıllıklandırılmış %15 seviyesine yükseldiğini hesaplıyoruz. Beklentiler ve çekirdek enflasyon göstergelerindeki bozulma riski şimdilik piyasaların gündeminde kalmaya devam ediyor.


Grafik 1 – Yıllık TÜFE & TCMB Ort. Fonlama Faizi



İkon-ok
Hilmi Yavaş 14 Nisan Çarşamba
Büyüme Görünümüne Dair Son Gelişmeler

İmalat Sanayi

Sanayi üretim Şubat’ta aylık bazda sadece %0,1, yıllık bazda ise %8,8 artış gösterdi. Özellikle mevsimsellikten arındırılmış trende baktığımızda sanayi üretiminin çok güçlü seyretmeye devam ettiğini gözlemliyoruz. Özellikle, bazı ara ve dayanıklı mallar imalat kategorilerinde (plastik, elektronik) seyir kapasite kullanımı oranlarında da bu sektörlerde sınırlara yaklaşmakta olduğumuz anlamına gelebilir.

Öncü göstergeler imalat sanayinin 2021’in ilk çeyreğinde de büyüme ivmesini koruyacağına işaret ediyor. Dolayısıyla, 1Ç21’de yıllık bazda sanayi üretimi %12 civarında artış gösterebilir. 2Ç21’de ise özellikle geçen yıldan kaynaklanan düşük baz sebebiyle yıllık bazda %40 civarında bir sanayi üretim artışı ile karşılaşabiliriz. Özellikle 2021’de sanayi üretiminin ihracatın ve sermaye/ara malı imalatının desteklemesini bekliyoruz. Geçen seneden kaynaklanan düşük bazın da etkisiyle 2021’de sanayi üretimi 2020’nin %15’ine ulaşan seviyede daha yüksek gerçekleşebilir.

Mart’ta ihracat yıllık bazda %42 artış göstererek 18,8 milyar dolara ulaştı. Bu yükselişte hem fiyat hem de hacim açısından baz etkisi baş rol oynadı. Geçen sene Mart ayında COVİD-19 sebebiyle global dış ticaret hacmi çok hızlı daralmıştı, bu da ihracat hacmimizi olumsuz etkilemişti.

Öte yandan, Şubat’ta 51,7 olarak ölçülen manşet PMI Mart’ta 52,6’ya yükselerek sektörün performansında güçlü bir iyileşmeye işaret etti. Böylece, faaliyet koşulları üst üste onuncu ay güçlenmiş oldu. Toplam yeni siparişler, bir önceki ay kaydettiği yavaşlamanın ardından Mart’ta yükselerek yeniden büyüme bölgesine geri dönerken, yeni ihracat siparişleri ise üst üste üçüncü ay artış gösterdi ve toplam yeni siparişlere göre daha hızlı büyüdü.


Grafik 1 – Sanayi Üretim (3 aylık ort, yıllık değişim)


Perakende Satışlar  

Son açıklanan veriye göre Şubat ayında perakende satış hacmi satış hacmi Şubat’ta aylık bazda %3,5 artış gösterirken, yıllık bazda artış %20,3 oldu. Öte yandan, mevsimsellikten arındırılmış perakende ürünler harcamaları özellikle gıda ve akaryakıt dışındaki kategorilerde geçen yıl Kasım’dan bu yana ivme kaybetmeye devam ediyor.

Öte yandan, 9 Nisan  itibariyle biten hafta itibariyle kredi kartı harcamalarındaki ivmelenmenin yeniden başladığını gözlemliyoruz. Son verilere göre aydan aya %8 gibi kredi kartı harcamalarında harcama artışı gözlemliyoruz.

Öte yandan, Şubat ayında beyaz eşya iç pazar satışları (6 ürün grubu) yıllık bazda %42 artış ile 794.9 bin adet olarak gerçekleşirken, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2021 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %59,7 artarak 198.660 adet olarak gerçekleşti.

 

Grafik 2 – Perakende Satış Hacmi (3 aylık ort, yıllık %)



Hizmetler

Hizmetler ciro endeksinin Şubat’ta aylık %3,5 artış  göstermesiyle beraber yıllık bazda %11.3 yükseliş gösterdi. Ancak, enflasyondan arındırılmış hizmet cirosunun yıllık bazda %10 civarında daralmış olabileceğini hesaplıyoruz.

Mart ayından itibaren kısmen normalleşmeye başlayan yeme-içme ve konaklama gibi sektörlerde ise ciddi bir toparlamanın başlangıcındaydık. Özellikle Nisan ayının ikinci yarısı ve Mayıs ayında ise bu sektörlerde gözlemlenen toparlama ivme kaybedecektir.

1Ç21’de hizmetler sektörü üretiminin yıllık bazda %2 oranında daralmasını bekliyoruz. Bu oran 4Ç20’de %10 oran civarında daralma civarında.


Grafik 3 – Hizmetler Sektörü Satış Hacmi Tahmini (yıllık değişim)


İnşaat

İnşaat sektörü cirosunun 1Ç21 itibariyle yeniden ivmelenmeye başladığını gözlemliyoruz. İnşaat sektörü cirosunun ise Şubat’ta %5,6 artış gösterdiğini, bununla beraber yıllık bazda %18,7 artış gösterdiğini gözlemliyoruz. Ancak, enflasyondan arındırılmış inşaat sektörü cirosunun yıllık bazda %2-3 oranında daraldığını hesaplıyoruz.  1Ç21’de inşaat sektöründe üretilen katma değerin yıllık bazda sadece %2.0 civarında gerilemesini bekliyoruz. Karşılaştırmak için inşaat sektörü üretimi 4Ç20’de yıllık bazda %10 civarında daralmıştı.

 

Grafik 4 – İnşaat Sektörü Satış Hacmi Tahmini (3 aylık ort., yıllık değişim)



GSYH Büyüme Beklentimiz

4Ç20’de büyüme beklentimiz olan %6,5 ve piyasa beklentisi olan yaklaşık %7,0 altında %5,9  gerçekleşti. 2020’nin tamamında ise GSYH’nin %15’ine erişen ek kredi arzı ve imalat sektöründe güçlü seyir sayesinde %1,9 büyüme rakamına erişilmiş oldu. Büyüme rakamları gösterdi ki 4Ç20’de kuvvetli parasal sıkılaştırma ile beraber kredi/mali genişleme sona erse ve ekonomi kısmen kapansa da iktisadi faaliyetler güçlü kalmaya devam etti.

Öte yandan, öncü veriler gösteriyor ki, 1Ç21’de yıllık bazda GSYH büyümesi %5,0’i aşabilir. Hatta, olumlu baz etkisiyle beraber, 2Ç21’de GSYH büyümesi yıllık bazda %15,0’e erişebilir. 2021 tamamında ise %6,0 büyüme beklentimiz hala gerçekçi görünüyor.

 

Grafik 5 – GSYH Büyüme Katkı (4 çeyreklik birikimli, puan)



İkon-ok
Back to Top